Metiyonin vücutta yağların parçalanmasına ve kullanımına yardımcı olarak daha yüksek büyüme hormonu düzeyleri sağlar.Metiyonin ayrıca kan akışındaki fazla yağları temizler ve yağ dokusunun azaltılmasını sağlar.

Bu amino asit türü sindirimde anahtar bir role sahiptir ve ağır metalleri mideden ve karaciğerden  atar. Ayrıca hazır durumda sülfür sağlamasından, hafızaya yardımcı olmasından ve serbest radikalleri aktive etmesinden dolayı da verimli bir anti oksidan olarak bilinir.

Metiyonin, karaciğeri toksitlerden arındıran glutathione maddesini üreten sistein amino asidinin vücutta öncüsüdür. Metiyonin ayrıca vücutta enerji üretimi ve kas büyümesi için gerekli bir bileşim olan kreatin monohidratın üretilmesi için gerekli olan 3 amino asit çeşidinden biridir.

Bu aminoasit türü sindirimde önemli bir role sahiptir ve ağır metalleri mideden ve karaciğerden  atar. Ayrıca hazır durumda sülfür sağlamasından, hafızaya yardımcı olmasından ve serbest radikalleri aktive etmesinden dolayı da verimli bir antioksidan olarak bilinir.

Önemli bir kıkırdak oluşturma özelliği taşır. Eklemlerdeki kıkırdak üretimi için kükürt gerekir. Vücutta yeterli miktarda kükürt bulunmaması durumunda sağlıklı bireyler uzun vadede olumsuz etkilenebilir. Artrit(Eklem iltihaplanması) nedeniyle muzdarip olan insanlar, hastalığın başlangıcında kükürt eksikliği var ise hasar gören doku için iyileşme süreci çok uzun olabilir.

Yapılan araştırmalara göre, sağlıklı insanlardan alınan artrit hastalarına yaklaşık 3 kat daha fazla kükürt içerdiği gözlemlendi. İşleri daha karmaşık hale getirmek için artrit ilaçları sülfürik asit tuzlarını ve ve sülfürü birbirine bağlar. Kükürt ihtiyacı ortalama seviyelerin üzerine çıkmaktadır.

Metiyonin içeren yiyecekler meyveler, et, sebzeler, fındık ve baklagillerdir. Ispanak, yeşil bezelye, sarımsak, bazı peynirler, mısır, Antep fıstığı, mahun cevizi, fasulye ve tofu zengin oranda metiyonin içerirler.

Fazla tüketimi sonucu bir zararı yoktur ama B vitamini eksikliği durumunda damar sertliğine karşı savunmasız kalınabilir. Buna karşın eksikliğinde karaciğer yağlanmasına, yavaş büyümeye, zayıflığa, bunaklığa, deride doku bozulmasına ve ödemlere neden olabilir.