Konjuge linoleik asit (KLA), bir omega-6 esansiyel yağ asidi olan linoleik asit (LA)’in geometrik ve pozisyonel izomerlerini kapsar. 1987’de Pariza ve ark. tarafından KLA’in antikanserojen etki gösterdiği ilk defa tesadüfen keşfedilmiştir. Bu tarihten günümüze kadar vücut yağını azaltıcı, immüniteyi artırıcı ve antikanser, antidiabetojenik ve antiaterojenik özellikleri gibi insan sağlığı üzerine faydalı etkileri olduğu bildirilmiştir.

KLA insanda önemli miktarda sentezlenmediği için esas kaynağı diyetteki geviş getiren hayvanların eti ile süt ve süt ürünleridir.

Bu derlemede KLA’in hayvan ve insanlarda vücut kompozisyonu, immünite, karsinojenezis ve diabetes mellitus üzerine olan etkilerini ve bu etkilerin mekanizması anlatan güncel yayınlara işaret edilmiştir.

Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenmenin öneminin anlaşılmasından sonra insanlar diyetlerinde özellikle vücut için elzem olan besin öğelerine daha fazla yer vermeye başlamışlardır. Bu bağlamda et, içerdiği elzem amino asitleri ve zengin mineralleri sayesinde geçmişte olduğu gibi günümüzde de kişilerin metabolik ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir besindir. Et ve ürünleri, sağlıklı beslenme için gerekli olan yüksek kaliteli proteinlerin yanında B12 ve D vitaminleri ile demir, çinko ve selenyum mineralleri için önemli kaynaklardır. Bu amino asitlerin yeterli düzeyde karşılanması için 60 kg ağırlığındaki bir bireyin günde en az 50-100 g hayvansal ürün tüketmesi gerekmektedir. Et ve ürünleri araştırmalarının birkısmı, çeşitli sağlık faydaları olan konjuge linoleik asit (KLA) üzerinde yoğunlaşmıştır. KLA, diyabet, aşırı kilo ve çeşitli kanserler gibi hastalıklara karşı koruyucu ve tedavi edici özellikler, ayrıca bağışıklık ve sinir sistemlerini destekleyici etkiler göstermektedir. KLA, en çok, geviş getiren hayvanlardan elde edilen ürünlerde bulunmaktadır.
KLA, birçok hastalığı tedavi edici ve birçok hastalığa karşı da koruyucu etkileri nedeniyle, 1999’da Amerikan Diyet Kurumu tarafından fonksiyonel gıda olarak kabul edilmiştir (Anon. raporu, 1999). KLA, 1979’da Winconsin Üniversitesi’nden Michael W. Pariza’nın sığır eti
hamburgerlerinin pişme sıcaklığı ve süreleri üzerine yaptığı bir çalışmada rastlantı sonucu bulunmuştur. 1987’de Ha ve ark. tarafından yapılan bir çalışmada KLA’nın antikanserojen etkiye sahip olduğunun bulunmasından sonra önemi giderek artmıştır. KLA, rumen metabolizmasındaki mikroorganizmaların linoleik asidi biyohidrojenasyonu esnasında oluşmaktadır.